Ne ölü ne diri …
Masalımız Ateş ve Toprakla ilgili…
En son ne zaman kendiniz için bir masal okudunuz bilmem ama
Ben bu haftayı rüya gibi bir masal ile kapattım.
Hem de ne rüya!
Kimi zaman toz pembe kimi zaman karabasandan hallice…
Otto Rotfeld Golem’den beklediklerini o kadar kendinden emin sıralıyor ki şaşırıyorsunuz.
İster istemez ben olsam ne isterdim diyorsunuz. Ben de dedim. Ama henüz listeyi bitiremedim :)
Buraya kadar Golem’in ne olduğunu bilmeyen benim gibi birileri var ise açıklamak isterim. Zira öğrendikten sonra kitap bana daha da heyecanlı gelmeye başladı…
GOLEM : Golem efsanelere göre kilden yada topraktan yapılma , ruhu olmayan bir canlıdır. -wikipedia-
Cin ise bizim kültürümüzde de korkulan bir karakter olduğundan pek sempatik anlar yaşadık sayılmaz kendisi ile ama bazı yerlerde de kendisine şapka çıkartmadım desem yalan olur hani!
Hikayeye dönersek ;
Kendisinin de hatırlamadığı bir sebep ile Suriye’de bundan yaklaşık olarak bin yıl önce bir ibrik içerisine hapsedilmiş Cin şans eseri Newyork’da bir kalaycı tarafından esaretinden kurtulur.
Tam da aynı dönemde Konin’li sahibi tarafından okyanusun tam da ortasında sihirli kelimeler ile canlandırılan Golem Newyork’a doğru yola çıkmıştır.
Sihirli Çöl hikayeleri , yüzyıllık sırlar , ateşten cinler, topraktan golemler , büyücüler, hahamlar ,iyi insanlar ve pek tabi kötü kalpliler.
Sizce bu masalın sonunda hep olduğu gibi iyiler mi kazanacak ?
Okumadan bilemezsiniz…
* Doğan Kitap ve Bumerang'a teşekkürlerimle.







