anne olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2015

Hadi o zaman öptüm, kib, by...

Annelik ile ilgili atıp tutacak kadar aklı başında bir anne olmasam da , 8 yıllık velilik kariyerime dayanarak söylüyorum ;
Yaklaşın size bir şeyler anlatacağım...

İşin içinde kadın olup da rekabetin es geçildiği bir alan hayal bile edemiyorum. Siz böyle bir dünya düşünebiliyorsanız bence henüz ya anne olmadınız ya da veli.

Aslına bakarsanız bu seneye kadar her şey güzeldi.
Kreş , ana sınıfı zaten lay lya lom ile geçti. En fazla büyük gururla gittiğimiz veli toplantılarımdan "Can çok sosyal bir çocuk, mahşallah" sözü ile içimdeki tribün ruhunu gizli gizli çoşturmaya başlamıştım. "Gördün mü , gördün mü Pısırık , içine kapanık çocuğun annesi gördün müüüüü" ile olayı geçiştirdik.

Ben hep öyle saf , hep öyle içimizden tribüncü kalacağız sanarken ne zaman ki ilkokul başladı işte o zaman işin rengi değişti.
İlk  kimin çocuğu  okumayı söktüyse zannedersin o annenin içine Bülent Ersoy kaçtı. Aman Allahım o laf çarpmalar , iki arada bir derede lafı okumaya getirmeler. O nabersiniz dünya çirkinleriiii tavırları falan :)
Telefonlar çalmaya başladı o sıralar.
- aa seninki sökemedi mi hala , olsun üzülme ya halleder
baba babababbaba lafa bak , dost görünecek ama aslında senin üzerinden egosunu şişirecek.
Kapat telefonu ; Hadi o zaman  öptüm ,kib,by ....

Sonra hadi okuduk , yazdık ,çizdik bu sefer geldi çattı çarpım tablosu. Hıh işte şimdi bittin sen ezik veli. Oldu da oldu senin ki daha geç ezberlerse çarpım tablosunu ;
- Ay vallahi biz de inanamadık bir anda ezberledi hepsini , matematik zekası gelişti herhal
- Yaa evet seninki daha ezberleyememiş ,takılıyormuş di mi sorularda.(baaakk bir de gizliden takip ediyor)
-Olsun yaaa , demek ki Sosyal konulara yatkın olacak , takılma....
Sakince kapat telefonu ; Hadi o zaman öptüm , kib ,by.... 

Derken yuvarlandık , koştuk , düştük , hopladık, eğlendik derken geldik 4. sınıfa.
4. Sınıf ne demek , sınavlar başladı demek.
Yani kısaca işte şimdi sıçtın demek!
Eskiden eh işte diye geçiştirdiğin şeylerin birer rakama dönüşmesi demek.

-Ay Damla , çalıştınız mı Sosyal sınavına? demek
+ Niye? Çalışalım ki ? Beni de mi sınav yapacak yarın öğretmen dediğinde
- Ay yaaa olur mu? Çocuk nasıl çalışsın tek başına , yok benim içim rahat etmez. Biz kaç haftadır bu sınava çalışıyoruz gece gündüz , vallahi ezberledik hepsini.
+Benimki de okuyor , çalışıyor şimdi odasında. Hayırlısı artık.
Hadi o zaman  öptüm ,kib,by ....

Ertesi gün okuldan alırsın çocuğu, ilk iş sınavını sorarsın. 77 aldım der, mutlu olursun yüzün güler vs.
Az sonra çalar telefonun ama , izin vermez iki gıdım gurur duy çocukla ;
-Damla, ay ben öldüreceğim bu çocuğu günlerce çalıştık , her şeyi ezberledik. Yine kaç alıp gelmiş  eve yahu. Can'ın da sınavı kötüymüş arkadaşım ,der.
Yok  yahu , çok da kötü sayılmaz diyemezsin tabi
Belli belirsiz bir inilti çıkar sadece.
Sonra aklına gelir sormak
+Üstüne gitme bu kadar çocuğun olsun düzeltir. Kaç almış ki?
-Yok be , neyini düzeltecek sen tüm kağıdı yap eksiksiz ,takıl bir soruda! Gitti tabi 4 puan ! 96 ile gelmiş eve!

Hadi o zaman öptüm , kib ,by...

Sen mutlu bir çocuk olsun , hırslarına kurban gitmesin, hayatın tek gayesinin derslerinden yüksek notlar almak olmadığının farkına varsın , sosyal olsun , okusun ama çok okusun , kendine güvenen , saygılı ve en çok da vicdanlı bir çocuk olsun diye totonu yırtarken izin vermezler sayın veli! 
Sen bile bir yere kadar sabreder , o son telefonu kapattığında çocuğu yanına çağırır 
- X'in çocuğu kaç almış sınavdan , sen neden 77 aldın? Neden çalışmıyorsun , dikkat etmiyorsun oğlum derslerine! Biz boşuna mı çalışıyoruz ulen kaç saat , sen oku adam ol diye! 
diyecekken şöyle kocamanından sarılır ;
-Hangi soruları yapamadığını hatırlıyor musun , çalışalım bir dahakine yapamadığın konuları dersin.
O an sana nasıl yapamadığını , neyi yapamadığını , hangisini karıştırdığını anlatırken ki suratına bakar bir kez daha sağlıklı olduğu için şükredersin.

Evet ben Damla , oğlum Fen'den 77 aldı ,mutluyuz...
Hadi o zaman öptüm , kib ,by...

14 Ekim 2014

Pastaya "Üf" De !(me)

Gectigimiz hafta sonu Can beyin dogum gunuydu. 
Evet cok guzel bir sey , evet cok tesekkurler , evet cok yasasin , evet iyi ki dogurmusum v.s.
Nasil yapmisim ama :)
Dedik ki dogum gununu bu yil evde kutlamayalim. Artik minik degiller ,hepsi oldu birer erken ergen. Kutu gibi ev zaten onca cocuktan sonra evin pencereleri bile yer degistiriyor, normal hayatimiza donmemiz iki haftayi buluyor :)

Mekan arastirmaya basladim...

Kidz zart ve kidz zurt' u aramakla basladim ise. Dedim boyleyken boyle gelelim biz bi pasta ufleyelim cocuklar iki kostursun. Fiyat verdi sag olsun , yok dedim yanlis anladiniz hisse devri istemedim biz gelip sadece pastaya puf diyecegiz. Yok dedi ortak olmazsaniz mumkunati yok. 

Cok severek etkinliklerine de gittigim birkac kitabevleri var , onlari aradim. Zannedersem onlar da beni yanlis anladi. Pasta sizden dedi , normalde 20-25 tl ye gittigimiz etkinlige cocuk basi 50 tl dedi. Bir de saat siniri verdi vs. Dedim o is de yas...

Simdilerde modaymis , sinema salonu kapatiyorsun. Film izliyormus cocuklar , filmin sonunda pastaya bir puf hadi size gule gule. E ne anladim ben o isten , cocuk dedigin hele ki hepsi bir aradayken izler mi o filmi. 

Bir restautranta sordum dedim su kadar cocuk hepsine menu istesek , pastamizi da disardan getirsek bize kaca olur? Normalde cocuk menusu 17 size 22 dedi. Dedim saygilar .... 

Dibidik akvaryum ile zibidik akvaryumu da aradim. Verdikleri fiyat  karsiliginda kendimi kopekbaliklarina canli yem yapsam bunu da kanallara satsam ancak odesiriz.

Sonra oturdum usenmedim hesap yaptim , yemin ederim o paralara ben yeniden cocuk yaparim! 

Sevindiniz di mi ?
Ama yapmam! 
Salak miyim ben ?

Sonra her yil iki dogum gunu mekani arayayim di mi ?

Yoksa Party evi mi acsam ki , iyi para var bu iste! Ama Parti evi degil Party evi , kulaga daha mi cool geliyor yoksa Turkce olunca devlet mi kabul etmiyor bilmem hepsi "Party" evi cunku... 

Kafam karisik , yazmayi da ozlemisim zaten. 

E siz neler yapiyorsunuz bakalim ?

07 Mayıs 2014

Kılçık

Aslında bugün size son okuduğum Bay Daldry'nin Tuhaf İstanbul Yolculuğu kitabını yazacaktım uzun uzun.

Ama bu sabah Can ile okuldaki dolabını toplarken bana verdiği , kendi elleri ile hazırladığı bu kart her şeyi değiştirdi.

Kartı elime alır almaz öpücüklere boğdum kendisini , nasıl güzel düşünmüş  nasıl güzel çizmiş , yazmış. Mest oldum :)
Hani beni yeryüzünde tutmak için ayağıma taş bağlanması gerekti , öyle mutlu ...

Sonra kartı açtım , pek tabi imla hatalarını düzeltmedim bilakis her şey i ayrı yazmış diye ekstra mutlu oldum(evet manyağım) . Kocaman bir sarılma ile tekrar teşekkür ettim.
"Ama" demedim , galiba "Aşkolsun" da demedim.
O an üzerinde durmadım ama "katlanmak " kelimesi geldi yüreğime oturdu!

Bizim evde hiç kullanılan bir kelime değildir çünkü "katlanmak". Hani birbirimize karşı hiç "sana katlanamıyorum" ya da "buna katlanmak zorundayız" vs. gibi cümleler kurulmaz.

Şeytanın avukatlığını yapacağım ya " içindekileri de mi sen yazdın canım , yoksa öğretmenin falan mı hepinize söyledi de aynısını yazdınız? "
- Hayır dedi
- Ben yazdım dedi.

Al işte !
Annelik ne zor iş!
En mutlu olman gereken anda bile çocuğun için endişelenecek bir kılçık buluyorsun...

Annelik demişken , Bumerang'ın Cumartesi günü anneler günü şerefine verdiği davete gelen var mı ? Lütfen gelsin burayı okuyan birileri :)

04 Nisan 2014

#DamlaninPlaklari 28

Damla'nın Plaklarında 28. haftaya geldik.
Bu hafta #damlaninplaklari 'nı Damla'nın kendisini yani ben denizi dünyaya getirmiş , kendisi de tam bugün dünyaya gelmiş canım anneme adadım. 



Annemin doğum günü bugün  , iyi ki doğmuş ! 
İyi ki benim annem olmuş! 














Seni çok seviyorum Ayda'cım ;)

28 haftanın en zor Perşembe akşamını yaşadım , tüm plakları baştan sona karıştırdım bir türlü seçemedim sana şarkını! Ne zor hatunsun anne :)

Plaklarım arasından  en çok sevdiğini bildiğim şarkıyı senin için tekrar yayınlıyorum bu hafta ; 



Gülden Karaböcek - Ayrılık Kolyesi from Damla şahin on Vimeo.

Dipnot: Diğer sürprizlerin rötarlı olarak haftaya geldiğinde :)

13 Mayıs 2013

Ben Yokum

8 yaşında bir oğlum var. Sıkı da Fenerbahçeli! Benden de  başka türlüsü olamazdı zaten ya neyse  konumuz bu değil.

                                                                                                   Her maç öncesinde böyle dua ederiz biz.

IMG_1596

Bizim evde Lig TV açık olmaz , eğer maç izlenecek ise maçı satın alırız.

Dün akşam da keskin hesaplar yaptım , maç bitiş saati uyku saatini etkilemeyeceğinden maçı izlemesine izin verdim. Gözlerinde ki sevince bakılırsa ne de iyi ettim!

Babamız kendine Galatasaraylı diyor ama ilk 11 i say de sayamaz o kadar ilgisiz futbola.

Ama biz yine de sıkı iki Fenerli olarak yanımızda bir Galatasaraylı ile maç izlemekten acayip zevk alıyoruz o an.

Taa ki sahadaki gerginlikler başlayana kadar…

Son dakikalarda yaşanan kavgaları izlerken

  1. Fenerbahçeli olduğum için utandım
  2. Oğluma maçı seyrettirdiğim için pişman oldum

Kim haklı kim haksız onu bilemem çünkü çok göreceli bir kavram. Ben çuvaldızı kendime batırırım ki zaten beni kendi oyuncularım ilgilendirir ,Kaptan bantı kolundayken bu kadar agresif olamazsın bana göre. Bu gerginliğinin sahada kalmayacağını bilecek kadar akıllıyız hepimiz, O stadda aileler ,çocuklar var.

Ve en önemlisi o stadda benim de kardeşim var.

Dün akşam benim kardeşimi beklediğim gibi Annesi ya da ablası Burak’ı bekliyordu. Benim kardeşim de metrobüs ile evine dönüyor maç sonunda ,o bekleyişi iyi bilirim anlayacağınız.

İçiniz içinizi yer çünkü futbol un sahada kalmadığını bilirsiniz.

Dün sırf Fenerli diye tek laf etmeden bıçaklandı Burak, benim kardeşim de olabilirdi oğlum da ya da sizin eşiniz  … Galatasaraylı da olabilirdi Beşiktaşlı da …

Twitter da ve diğer sosyal platformda en edepli bildiklerimiz yenildikleri için , en değer verdiklerimiz yendikleri için alenen ana avrat küfür ettiler dün gece!

Dün gece bir Burak öldü , Dün gece birbirimize karşı saygımız öldü , Dün gece benim Futbol aşkım öldü…

Futbol buysa ben yokum!

03 Mayıs 2013

Cuma Sohbetleri

Sizi bilmem ama Mayıs bize yenilgiler ile geldi. Ayıp da etti …

Pazartesi gecesi  Memo’nun heyecanla beklediği Kokteyl  yarışmasında hüsrana uğradık :( Dağılmış vaziyette eve döndük … Anladım ki benim kocacım yenilmeye tahammülü olmayangillerden miş. Neredeyse sabah kadar oturup bön bön birbirimize baktık.Tüm gece Memoyu oğlu ile gireceği  psikolojik savaşa hazırladım. Güçlü görün yenmeninde yenilmenin de önemli olduğunu öğrenmeli (alt metin : bir gün yenilirse senin gibi dağılmasın ) .

                                           IMG_2954                    

 

Sabah oldu , Can uyandı.

Can: Baba yarışman ne oldu?

Baba: Yenildim oğlum. (Zannedersin Fatih Sultan Mehmet İstanbulu alamadı)

Can: Her zaman kazanamazsın ki baba , takılma bu kadar!

Vay be dedim , ne çocuk yapmışım yarabbim!!! ( her durumdan kendime pay çıkartırım,affetmem) Gurur duyduk oğlumuzla , yolumuza devam ettik… 


Dün akşam maç için erkenden evdeydik. Can beyin Tüm maçlarda giydiği formasının kirli olduğunu fark edince son sürat yıkadık , kuruladık giydirdik. Maçtan önce Star ı açmadık ,hiçbir şey yokmuş gibi İntikam ı seyrettik. Totemlerin allahını yapsak da olmadı beceremedik :( Speedy Gonzales de Benfica lıydı galiba o ne hız arkadaşım ! Sonuç olarak Bir hafta da 2. kez yenilmeyi öğrendik. Gökhan a hepimiz çok ,çok üzüldük. O anlar evde ölüm sessizliği oldu ,donduk kaldık. Çok Korktuk öylece yere düştüğünde , Kendi ailesini düşünemiyorum o an:S

gökhan gönül

 

Kısacası biz bu hafta sevimsiz bir hafta geçirdik.

Haftasonu bunu kırmak için çabalayacağız, Cumartesi şeker kuzi’min kına gecesi ve Pazar   günü #BalkopuguileBloggerlarBulusuyor etkinliği var. Çok keyif vaad eden planlarım var anlayacağınız.

Yeni aldığım perdelerin yarın sabah balkonumda olacağını ve Balkon sefalarımızın başlayacağını da düşünürsek , hayat yaşamaya değer be! İnstagramda bol Blush , Bol manzaralı fotolar vaad ediyorum buyrun gelin.

Çenem düştü , e ben  sonuç paragrafına geçeyim o zaman.

Ah bir dakika , sonuca geçmeden Haziran sonunda sünnet olacak bir erkek çocuğu annesi olarak sünnetin yapılacağı yere ufolar indirmeyi düşünüyorum. Uzaylılara da palyaço kıyafeti giydireceğim. Çocuklara kanat takıp uçuracağım, kırmızı kar yağdırıp ,Kulelerden atlatacağım. Evet düşündükçe çığrımdan çıkıyorum. Ama bu söylediklerimi yapmayacağım anlamına gelmez di mi ? Çocukların hayatlarında yaşayabieceği en çılgı parti olsun istiyorum. Sanırım ben çıldırıyorum ….

Sonunda Sonuç Paragrafı:

Uzun bir yazı olunca bir yerden sonra amannn buraya kadar kimse okumaz diyor insan. Sonra ben başkalarının yazılarını okuyorum ama , başkaları da belki okur diyorsun. Yazı yazmak ne tuhaf, hem kimse okumasın hem herkes okusun istiyorsun. Okuyanlar okumamış gibi davransın ama okuduklarından da haberim olsun istiyorsun.

Çok karmaşık oldu di mi ? Dua edin kitap yazmıyorum. Ben kitap yazsam o kitabı hepinizin başucuna gizlice koyar, okudunuz mu diye sınav da yapardım.

Şakası bir yana hala okuyan kişi İyi ki varsın  :) Varsan tabi …

24 Eylül 2012

Değişiyorum


* Sabah okul öncesi oğluma kahvaltı hazırlıyorum. Her sabah sektirmeden. Normali bu diyeceksiniz ama geçen sene pastaneyi zengin etmiştik.


*Ütüsüz kıyafet giymiyorum. Eskiden düzgünce katlar 1-2 kırışık olsa da umursamazdım. Şimdi imkanı yok ütüsüz eşya ile dışarı çıkamıyorum.


* Elektrik süpürgesine çocuğummuş gibi davranıyorum. Seviyorum , okşuyorum. Acımı bilenler bilir bilmeyenler buyrun okuyun. Yeni elektrik süpürgemi de yazacağım. Benim kadar acı çeken var ise sonunda mucizeyi buldum onlar da bulsunlar :))


*Deli gibi tiyatro bileti alıyorum.Düzenli yaşamayı beceremediğimden haftalar öncesinden tiyatroya bilet alıp gününü saatini uydurmak zor geliyordu. Artık gelmiyor ...


* Bilinçli alışveriş yapaya başladım. Cebimde ki parayı son kuruşuna kadar harcayan ben artık şu da cebimde kalsın deyip elimde ki muhteşem kazaklardan birini yerine bırakabilen bir tipe dönüştüm. (birini diyorum ama bak,hepsini değil :))


* Evde kendini kaybeden aile bireyleri yerine artık evde aradığı herşeyi yerinde bulabilen aile bireyleri var. Amaçsızca ortalığı toplayabilme kapasitem varmış yeni fark ettim.


Ve daha aklıma gelmeyen bir çok madde var.
Şimdi bu durumda ben sanırım ya yaşlanıyorum ya çıldırıyorum ya da ????



Ben ne oluyorum yawww :S





Special design for Keşke Gerçek Olsa by GeCe