23 Ekim 2012
Sevmem
Tatilin hızlı geçenini ( şimdiden uyarayım da ben)
Çocuğun çok konuşup , çok bilenini (bugün bir kız çocuğu gördüm ,çocuk değil yürüyen panter emel mübarek car cara car )
Blogger ın aynaya bakmadan şu katagori de en iyi blog olmaya adayım hadi beni pohpohlayın diyenini. ( yavrum zaten hak ediyorsan veririz oy bi sal kendini bi rahatla)
Evdeyken değil işteyken yağan yağmuru. ( yağ şöyle ben evdeyken de kitap kahve battaniye keyfi yapabilelim di mi )
Doğtaş 'ı . Çatladı diye 2,5 ayda değiştirdiği aynayı kırık olan ile değiştireni. (Ben tükendim sen de tüken inşallah Doğtaş. Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın)
Kitabın kalın olanını. ( 1Q84 ömrümü yedin gerdin beni)
Hep ben ben diye konuşanı.Bir nasılsını çok göreni. (arada durduk yere siz de sorun arkadaşım)
Cep telefonunu evde unutma kafasını. Hatta her şeyi unutabilme kapasitemi. (Balık yağı alıcam ama onu da unutuyorum)
Sezen Aksu dinlemeyi. Sevmediğimi duyanın uzaylıymışım gibi bakmasını ( Nilüfere falan da katlanamam bak )
Trafikte ki öküzleri ( bir gün inip dövücem o olacak)
Basketbol becerisi olan çocukların annelerini ( ne var benim oğlum daha yeni öğreniyor , bi sabredin saygı duyun di mi )
Bayramda 1 maaş ikramiye vermeyen patronu ( Kabul edin hiç fena olmazdı)
Ek olarak içmeyi severim ama sarhoş olmayı da sevmem Pacman gibi ;)
Şimdilik listem bu kadar. Bu listeyi haftalık yapmayı planlıyorum.Sizin bu hafta sevmediklerinizi de alalım hadi.
18 Nisan 2012
EGOİZM
Böyle başladım ki daha bilimsel olsun.
Size bir soru ;
Sıkışık lanet olası bir akşam trafiğinde üstelik Zincirlikuyu da ilerliyorsunuz.( Özellikle belirtiyorum ki bilenler ızdırabın derecesini anlayabilsin). İşten yeni çıkmış ,zar zor Can beyin okul çıkışına yetişilmiş ama yetmemiş , telefonla hararetli bir tartışmadasın NOT:hemen çemkirmeyin bluetooth ile konuşuyorum.
Tamam mı herkes aklında canlandırdı mı arabanın içinde ki atmosferi ?
Orta şeritten sol şeride geçmek için sinyal veriyorum ,sağımda ki araba yavaşlıyor ben şerit değiştiriyorum. Saniyeler sonra aynama bakıyorum bir gariplik var ,arkamda hani bana yol veren araba var ya onun şoförü olacak hanımefendi arabasından iniyor kapıları da kilitliyor ve koşar adım bana doğru geliyor. “Ay diyorum bir şey oldu kadına herhalde bir şey isteyecek. Ya da çarptım mı ne yaptım ki “ Dememe kalmadan kadın aç aç der gibi garip bir yüz ifadesi ile camıma vuruyor. Telefonu kapatıyorum ,açıyorum camı.
Ben: Buyrun
Kadın; Siz bana küfür mü ettiniz! !!!??
Ben : Pardon ? Anlamadım
Kadın : Ben size yol verdim siz sinyal verdiniz diye ama siz bana teşekkür bile etmediniz böyle bir el kol hareketi falan. Bana küfür mü ettiniz onu soruyorum.
Ben : Siz şimdi bunu sormak için mi arkamdan koşuyorsunuz bu trafikte?
Kadın : HÖNK
Ben : İzninizle telefonda eşimle tartışıyorum.
Camı kapattım. İlk anın şaşkınlığını üzerimden attım ama sonra da sinir bastı onu hala atamadım.
Şimdi sorularım
1: ben diyorum ki arabadan inip ben de onu bi dürtse miydim ? Gidip Camına tak tak vursa mıydım ? İçimde kaldı da.
2: Bu kadının ki Ego mudur? Saygısızlık mı? Terbiyesizlik mi?
3: Her zaman dikkat ederim o ayrı ama trafikte bize yol veren her kişiye onun görebileceği şekilde teşekkür mü etmeliyiz? Ya da en azından yol verdi aman ona kızıyorum sanmsın diye yanından ,önünden uzaklaşana kadar put mu kesilmeliyiz?
Dip Not: Olurda okursan 17.04 günü 18:10 civarı Zincirlikuyu Mezarlığı önünde ki siyah Opel li bayan “ resme bak bebeğim hepimiz balığız çıkart o sırtındakini” !! Bir de plakanı almadım o şaşkınlıkla yoksa şu an seni bulmuş sinirimi atmıştım ne güzel. Öyle Tazı gibi koşulup buraya yazamayacağım hayvancık gibi cama tak tak vurulmaz. Sonra öyle totona baka baka arabana dönersin. Çaktın
Hadi Öptüm seni canım







