eskidost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eskidost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2013

Don't WORRY Be HAPPY

He canım he şarkı sözü bu, biliyorsun.

Evet evet o makarna saçlı adam söyleyiveriyodu.

Makarna değil o Rasta bi kere tamam mı ?

Neyse zaten konumuz bu değil.

Anlatacağım hikaye dostluk üzerine , hayaller ve geride kalmayanlar üzerine. Bu geride kalmayanlar sözüne dikkat bir sonraki postta işinize yarayacak.

Bu yazı taslaklarda günlerce süründü.
Bunu birileri farketmiş olacak ki yazıyı yayına hazırlamam için süper bir teşvik primi aldım.

Benim çok arkadaşım yok! Arkadaşlıkları yürütebilecek kabiliyetim de yok. (İnsanın kendini bilmesi de güzel ama di mi?)

Özlem; Hayatımın en güzel zamanlarından bana kalan gerçek dostumdur.
Şimdilerde bir iş kurdu. İlk başta kendi kendini ciddiye almasa da itiraf ediyorum ben aldım. Çünkü o hep iyidir, tuttuğunu kopartır. Bir şeyi yapacağım derse yapar!

Son numarası bu;


Nasıl güzel şeyler yapıyorlar bilemezsiniz. Ya da buraya tıklarsanız bilebilirsiniz :)

Şahsen Edebiyat Serisi Şallar ın koleksiyonunu yapmayı planlıyorum. Devamını da bekliyorum.

Şimdi şu resimlere bir bakın ama , sabah ofise geldiniz masada bir paket için de bu şal. Sizin de suratınızda aptal bir gülümseme olmaz mıydı ?

Benim hala var:D



Fransızcanız var ise sıkılınca okuyabilirsiniz de :))




Siz yine de benim gibi şallara takılı kalmayın. Siteye girin daha neler var neler... Ürün açıklamalarını okurken Özlem'in o muhteşem yazım diline bayılacaksınız ,hatta benim gibi içten içe kıskanabilirsiniz :) Hadi bir TIK

Evet mutluluktan biraz mıncıklayıp kırıştırmış olabilirim , off buna mı takıldınız şimdi ?



30 Kasım 2011

Serçe Parmak

Yollarınız birçok yerde pas geçmiş meğer geç farkedersiniz. Yıllar sonra bir yerlerde karşılaşırsınız ,kaybettiğiniz yılların acısını çıkarır gibi anın tadını çıkarırsınız. Konuşmaya bile gerek olmaz orda olduğunu bilirsiniz.
Hata yapar önemli mi? Kimler yapmıyor ki  umursamazsınız dostluk karşındakini her hareketi ile tasvip etmek midir yoksa olduğu gibi kabul etmek mi ?Siz ikincisini seçersiniz , insanlara göğsünüzü  gere gere gösterirsiniz görmek istemeyenlerin inatla gözüne sokarsınız DOSTUM diye. Kendiniz gibi sanarsınız hep benden parça dersiniz. Sonra ...
Belki hata yapar farketmezsiniz ki bu iyi ihtimaldir düzeltilir ,belki sadece sıkılmıştır varlığınızdan telefonlarınıza cevap bulamazsınız, mesajların dönüşü buz...
Hiç aklınıza gelmez çocuk gibi kontrol etmek ama ansızın bir sabah biri sizi kendinize getirir. Bir telefon alırsınız ,şok bir ses -damla ... bizi facebookdan silmiş. Yok dersiniz ilk saçmalama kapatmıştır kız facebookunu ne alaka çocukmuyuz silecek falan bizi . Aksini düşünmek istemezsiniz. En çok sırtını dönmüş olması üzer sizi keşke kızıp bağırsa ,küfretse haykırsa diye düşünürsünüz. İç ses : demek ki bağıracak kadar bile değerli değilsin der. Ama çok saçma der dış ses.
Saçmadır çünkü; dostsunuzdur
Saçmadır çünkü; ortada görünen bir sebep yoktur.
Saçmadır çünkü, birşeye kızdıysa bunu size söyleyecek kadar dostsunuzdur Ve
Saçmadır çünkü ; hayatınızda sadece 2 insanın omzunda ağlamışsınızdır biri O dur.

SONRA ;serçe parmağınız sızlar . Sahi sizin de çok üzülünce serçe parmağınız sızlar mı ?



Not :Aradım bu boşluğun fotoğrafını bulamadım.Affedin bu seferlik okuyan varsa tabi ....


Special design for Keşke Gerçek Olsa by GeCe