Küçük bir balkondu aslında
Baştan sona 10 adım ya var ya yok !
Gözünüzde büyütmeseniz iyi edersiniz 10 adım dediysem henüz 9-10 yaşındayım ...
İlk gördüğümde geceydi
Sanırım biraz da soğuktu hava, nasıl korkunç gelmişti...
Ev boş , kocaman bir balkon , kapkaranlık gökyüzü ve belki biraz gök gürültüsü
Ben çok korkarım gök gürültüsünden , sizi bilemem...
Allahım demiştim ben bu balkona adımımı atamam ki!
Sonra biz o eve taşındık , yerleştik ve bahar geldi
Bir gün korktuğum o balkon bana o kadar güzel göründü ki bir baktım balkondayım ...
Ama nasıl heyecanlı , sanki az sert bassam yere balkon çökecek öyle ürkek
Bir ses duydum o an
Dalga sesi ...
Boyumun yettiğince tentelerin arasından uzattım kafamı
İşte orada
Dünyanın en güzel manzarası ...
Bir sandalye çektim ama kapıya yasladım , hani düşersem kapıdan içeri düşeyim diye
-Peh matematik zekamı hafife alanlar utansın-
O anı hiç unutmuyorum
Uçsuz bucaksız bir deniz vardı orada
Hani elimi uzatsam tutacağım o kadar yakın
Nasıl dalgalı
Nasıl hırçın
Kıyıdaki kocaman kayalıklara vurdukça dalgalar bembeyaz oluyordu etraf
O an anladım korktuğum gök gürültüsü değil bu dalgaların kıyıya vururken çıkarttıkları sesti.
Günler boyu denedim
Hep daha yakına koydum sandalyemi
Hep daha fazlasını gördüm denizin , dalgaların , köpüklerin
Ve bir gün işte tam da balkon demirlerinin yanında çıktım sandalyeye
Deniz ile aramda sadece o balkon demirleri
Kuşlar öterken , hafif bir rüzgar esti önce
Sonra kuşların cıvıltısı daha da arttı ...
Deniz çok daha dalgalı , ben çok daha mutluydum
Güneş tam yüzüme vuruyordu
Sonra bir şey oldu
Açtım kollarımı aynı o cıvıldayan kuşlar gibi
Kanatlarım ürkek ...