Biz liseliydik , bir zamanlar.
5 sıkı kız arkadaş. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen.
Biz okulun önüne kadar gidip " yok yeaa bugün gitmeyelim " deyip geri dönendik.
Okul çıkışları Taksim'e gidip hep aynı kafede hep aynı ton balıklı sandviç yiyendik.
Her haftasonu aynı kafede buluşup saatlerce Scrabble oynayandık.
Ayrılırken ağlayan , kavuştuğumuz da sımsıkı sarılandık.
Biz;
"garson olcak biz anne yaaaa" diye tutturan , servis dersinde sarhoş olup sınava sarhoş giren, sarhoş olduğu için önündeki açık kitaptan kopya çekmeyi başaramayandık.
Biz aşık olduğumuzda mutluluğu paylaşan , aşkımız suya düştüğünde kalbimizi kırana hep birlikte nefret duyandık.
Sonra biz yapmam dediğimiz herşeyi bir bir yaptık.
Sonra biz büyüdük. O sıralar, aşklar,dersler ve hatıralar nasıl geride kalıp sararmaya yüz tuttuysa biz de sarardık solduk. Ben olduk , o olduk.
Herkes kendi hatasını sırtına yüklenip yoluna devam etti.
Kimse birbirinin en güzel anında yanında olamadı,hep ıskaladık,kaçırdık.
"Birbirinin hayatına dokunmaktan zevk almayı özleyen" bireyler olduk çıktık.
Sonra bir araştırma okudum ben dün tam da ton balıklı sandviç yerken diyor ki ; arkadaşlıkların ömrü 5 ila 7 yıldır.Bu durumda biz hiç böyle olamayacak mıyız ?
Sevgili Bilim adamları işiniz gücünüz yok saçma şeyleri araştırmaya bayılıyorsunuz ama bence haklısınız. Totomuzu da yırtsak hayata yeniliveriyoruz bir yerden sonra. Ama bir ton balıklı sandviç burnumuzun direğini sızlatmaya yetiyor Naberrr?
Siz şimdi yok aşkı ömrü 3 yıl ,arkadaşlıklar 5 yılı boşverinde burun neden sızlar onu söyleyin.
İmza : Romantik Cuma insanı Damla
kız arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kız arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ekim 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








