mudo plakçalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mudo plakçalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

04 Ekim 2013

#DamlaninPlaklari 7

Plak merakım hep vardı ama son 2 yıldır ciddi tavan yapmıştı.
Uzun zamandır bir sürü sahaf , plakçı , eskici geziyorum.
Hani dedim benim gibi hevesli olanla var ise ufak bir uyarıda bulunayım;
Genellikle plaklarımı alırken dinlemeden almam, zaten bir çok ismi tanımıyorum satın aldığım kişilerin tavsiyelerini göz önünde bulunduruyorum.
Ama bazen de aklımda yer eden isimleri hiç dinlemeden çantama atıyorum. Tanju Okan gibi , Juanito , Yeşim, Neşe Karaböcek , Ajda Pekkan , Ümit Besen, Nesrin Sipahi gibi...
Sadece şarkıların isimlerin kontrol ediyorum ki koleksiyonu çiftlemeyeyim.
Bu 45'liği de şarkıların isimlerine bakarak aldım.
Hatta dedim ki şarkının ismi Kara Kedi , kesin bir aşk şarkısıdır! Ah Selçuk Ural ne güzel söylemiştir.
Hani insan "Kara Kedi girdi aramıza kavuşamadık yar " kıvamında bir şey hayal ediyor.
Sonra eve gelip Plakçalara 45 liğini taktığında kahkahalarını tutamıyor...


Demem o ki emin değilseniz dinlemeden plak almayın :)

Dilerim bol kahkahalı bir hafta sonu olsun hepinize ....

23 Ağustos 2013

#damlaninplaklari 1

Bugünden itibaren her Cuma #damlaninplaklari günü ey okuyan canlar :) Bu hafta klasiklerden seçtim ...
(Kayıt görüntü kalitesinde hala sorunlar yaşadığım için  siz müziği dinlerken yazımı okuyun olur mu? )

                                      Zeki Müren - Aşkımız Eski Bir Roman


Eski ahşap parkeler eşyaların boşaltılması ile daha bir eski gözüktü gözüne. Evde bir o bir de salonun ortasında upuzun kablosu ile yerde duran eski tip tuşlu bir ev telefonu kalmıştı. Her an çalabilir diye gözünü saatlerdir telefondan ayırmamıştı. Zaten evde bakacak bir şey de kalmamıştı. Kablolar , telefon, parkeler, kapı kolları ..
Ah o kapı kolları dedi içinden -her şeye mana yüklemeyi pek severdi- siz de  gördünüz ama di mi ne mutlu günler yaşadık O'nunla burada ...
Nakliye kamyonunun homurtuları duyuluyordu dışarıdan bir de "hadi ama "hamalların söylenmeleri.

"Umurumda değil! Bu evde neler bıraktığımı hayal bile edemezsiniz"

Sırtını duvara iyice yasladı, hani biraz daha güçlü yaslansa ev ile bir bütün olacak gibi , gitmek zorunda kalmayacakmış gibi.

"Anlayamazsınız! İlk aşkım o benim , en çok gözyaşı döktüğüm. Arar birazdan gitme der"

Ayaklarını göğsüne doğru iyice çekti, sanki inatçı bir çocuk...

" Ben bu evde intihar ettim , onun için! Beni sevsin diye değil ha ... Ben onsuz yaşamak istemiyorum diye... Beni kurtaran yine O'ydu , bu sefer de gelecek"

Bekledi... Telefonu kucağına aldı öyle bekledi. O telefon hiç çalmadı ...

Kapıyı çekerken hamallardan biri seslendi "telefonu almıyor muyuz abla?"

"Kalsın dedi , belki çalar. "

Umut etmek olmasa aşk neye yarardı ki ...

                                                                                                            


Special design for Keşke Gerçek Olsa by GeCe