Sekerpare oyununun hikayesini Sener Sen'li Ilyas Salman'li Sekerpare filminden bilmeyen yoktur zaten, bundan sebep ben bu yazida oyunun konusundan degil oyunculardan ve oyunun gidisatindan bahsedecegim.
Sekerpare sayesinde yillardir methini cok duydugum Engin ALKAN'i sahnede ilk kez izledim.
Bir Ali Poyrazoglu'na mest olmustum simdi bir de Engin Alkan'a hayran oldum. Bu kadar guzel oynamak , bu kadar guzel yonetmek, boylesi guzel jestler mimikler ... Off diyorum.
Oyunun sonunda istedim ki 5 cift daha elim olsun daha cok alkislayayabileyim. Islik calmayi beceremedigim icin kendime kizdigim nadir anlardandi gercekten :)
Bir kere oyun boyunca siz izlerken ne kadar egleniyorsaniz oyuncular sizden 10 kat daha cok egleniyor, hissediyorsunuz bunu.
Ve sikca oyunun disina cikiliyor ki bence buyuk cesaret isi. Yani oyuncular bir sahnede cekirdek citletirken caniniz istemistir diye orkestraya cekirdek ikram edebiliyor.
Ya da bir oyuncu sahnenin bu kadar merdivenli olmasi sartti sanki diye soylenirken digeri sahnenin donebilmesi hakkinda 'Bakin simdi ne kadar cabuk eve gidecegim, teknoloji neyse ki cok gelisti' diyerek aslinda sadece oyun oynamadiklarini, sizin 3 saatinizi nasil dolu dolu ele gecirdiklerini hissettiriyorlar.
Oyun muzikal ve ben buyuk bir muzikal hayraniyim. Hani elimde olsa her filmi her oyunu veya hayati muzikal yasamayi tercih ederim. Gerek sahnede gerek tv de bir suru muzikal izledim bu gune kadar ama ben hayatimda bu kadar guzel sesli muzikal oyunculari izlemedim. Zannedersin sahnede bir Ceylan Ertem, bir Cem Adrian var , sarki soylerlerken susmasinlar istedim. Hani oyundan sonra surada konser veriyoruz deseler kalirsin oyle guzel.
Bayildim!
Cok Bayildim!
Acayip Bayildim!
Hayatim boyunca izledigim oyunlarin hepsini hatirlamiyorum belki ama bu kadar cok sevdigim baska bir oyun var miydi bilmiyorum. Tabi ki Engin Alkan'in bunda buyuk rolu var.
Engin Alkan'i Ben Olmeden Blogu sahibi sevgili Guven anlata anlata bitiremezdi, hak verdim kendisine.
Oyunu kesinlikle izlemelisiniz, 3 saat degil 30 saat de olsa izlemelisiniz.
Engin Alkan'in oyunun tanitim kitapcigindaki yazisi ile sizi basbasa birakiyorum;
*Bu bir "Tiyatro, umuttur" yazisidir...
sehir tiyatrolari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sehir tiyatrolari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
02 Kasım 2015
17 Ekim 2015
Zengin Mutfagi - Istanbul Sehir Tiyatrolari
Her sene Ekim ayi gelip tiyatrolar bir bir sahnelerini acip, sahane oyunlarinin afislerini boy boy sergilemeye basladiginda kendime soz veriyorum
Gecen sene ;
Ama
Vasif Ongoren tarafindan yazilan Zengin Mutfagi ilk oyununu 1977'de oynamis. Ve bugun hayatta olmayan yazarin kizi oyunun yonetmeni Asli Ongoren.
Oyun Turkiye tarihinin en buyuk isci eylemlerinden biri olan 1970 yilinin 15-16 Haziran Isci Eylemi'nin golgesinde Zengin isadami Kerim beyin koskunun mutfaginda koskun 20 yillik ascisi, eski pehlivan Lutfu ustanin agzindan seyirciye aktariliyor.
Lutfu usta bir sabah uyandiginda koskte kimsenin olmadigini fark eder. O gun yaninda calisan yardimcisi kizin da zavalli fakir genc Selim ile nisani vardir ama Selim de ortalarda yoktur.
Lutfu usta ve kiz buyuk bir isci ayaklanmasi oldugunu , patronlarinin avrupaya kactigini Selim'in de bu karisikliktan sebep gec kaldigini ogrenirler.
Zaman gecer, ortalik az da olsa durulur ve patronlari Avrupa'dan yanlarinda bir kurt kopegi ile donerler.
Iste Lutfu ustanin dedigine gore olaylar da kopegin eve gelmesiye birlikte baslar.
Insanlarin bayramdan bayrama yedigi eti her gun hem de mesaisi bittikten sonra pisirip kopege sunmak zorunda birakilan Lutfu usta soylenir durur,
Bu arada ulkede sag-sol olaylari , sendikalar -isverenler derken mutfak da pek tabi bu hir gur den nasibini alacaktir.
Oyunu kah gulup kah kizarak izleyecek, en onemlisi tarihin tekerrurden ibaret oldunu bir kere daha hatirlayacaksiniz.
Oyunun sonunda Lutfu usta seyirciye sorar;
Ve oyuncular...
Selim ( Ali Mert Yavuzcan) karakterini aslinda dizilerden taniyoruz. O kadar iyiydi ki cocuklar her kostum degistirdiginde 'bu kim ' diye sordu. Kostum degil , ruh degil adeta beden degistiriyor sahnede.
Lutfu Usta ( Murat Garibagaoglu) sahaneydi, tum oyunu sirtlayan seyircinin yuregine dokunan , hani kim oynasa daha iyisini yapamazdi derdirten turdendi.
Kiz( Irmak Ornek) resmen imrenerek izledim. Bu kadar mi zarif olunur!
Seyfi ( Ozan Gozel) ve Ahmet(Selcuk Yuksel) ustlendikleri rol icerisindeki ideolojilerilerini resmen ruhunuza isletiyor.
Tum kadro tam kelime ile fevkaladeydi!
Siradaki oyun Sekerpare, izleyenler yorum yaparsa sevinirim.
Ne demistim ;
Bu yil cok oyun izleyecegim!diye. Ama nafile. Zaman uysa bilet kalmiyor, Bilet olsa para olmuyor, Para olsa da zaman uymuyor derken koca bir tiyatro sezonu bitiyor.
Gecen sene ;
- Ali Poyrazoglu Tiyatrosu - Babam Dokuz Dogurdu
- Ali Poyrazoglu Tiyatrosu - Kucuk Prens Bana Dedi ki
- Istanbul Sehir Tiyatrolari - Cibali Karakolu
ile koskoca sezonu kapattim.
Ama
Bu yil cok oyun izleyecegim!2015-2016 tiyatro sezonunu Sehir Tiyatrolarinin Zengin Mutfagi isimli oyunuyla actim.
Vasif Ongoren tarafindan yazilan Zengin Mutfagi ilk oyununu 1977'de oynamis. Ve bugun hayatta olmayan yazarin kizi oyunun yonetmeni Asli Ongoren.
Oyun Turkiye tarihinin en buyuk isci eylemlerinden biri olan 1970 yilinin 15-16 Haziran Isci Eylemi'nin golgesinde Zengin isadami Kerim beyin koskunun mutfaginda koskun 20 yillik ascisi, eski pehlivan Lutfu ustanin agzindan seyirciye aktariliyor.
Lutfu usta bir sabah uyandiginda koskte kimsenin olmadigini fark eder. O gun yaninda calisan yardimcisi kizin da zavalli fakir genc Selim ile nisani vardir ama Selim de ortalarda yoktur.
Lutfu usta ve kiz buyuk bir isci ayaklanmasi oldugunu , patronlarinin avrupaya kactigini Selim'in de bu karisikliktan sebep gec kaldigini ogrenirler.
Zaman gecer, ortalik az da olsa durulur ve patronlari Avrupa'dan yanlarinda bir kurt kopegi ile donerler.
Iste Lutfu ustanin dedigine gore olaylar da kopegin eve gelmesiye birlikte baslar.
Insanlarin bayramdan bayrama yedigi eti her gun hem de mesaisi bittikten sonra pisirip kopege sunmak zorunda birakilan Lutfu usta soylenir durur,
Asciysak esek degiliz ya!15-16 Haziran olaylari surerken bir suru aksilikler ile Selim burnunu belaya sokar ve kalacak yere ihtiyaci vardir. Koskun sahibi Selim'i eve alir ve ona is verir ve bir kampa yollar. Selim kamptan dondugunde cok degismistir , havalidir , nisanlisina karsi kabadir, patronunun bir nevi kopegi olmustur. Hayata bakisi cok keskinlesmistir;
Ya bizdensin ya karsidan!
Bu arada ulkede sag-sol olaylari , sendikalar -isverenler derken mutfak da pek tabi bu hir gur den nasibini alacaktir.
Oyunu kah gulup kah kizarak izleyecek, en onemlisi tarihin tekerrurden ibaret oldunu bir kere daha hatirlayacaksiniz.
Oyunun sonunda Lutfu usta seyirciye sorar;
Ayrilmak mi zor, Kerim beye hizmet etmek mi?Aslinda hepimizin kendimize sormasi gereken bir sorudur bu, ama verecegimiz cevaptan korkariz belki de!
Ve oyuncular...
Selim ( Ali Mert Yavuzcan) karakterini aslinda dizilerden taniyoruz. O kadar iyiydi ki cocuklar her kostum degistirdiginde 'bu kim ' diye sordu. Kostum degil , ruh degil adeta beden degistiriyor sahnede.
Lutfu Usta ( Murat Garibagaoglu) sahaneydi, tum oyunu sirtlayan seyircinin yuregine dokunan , hani kim oynasa daha iyisini yapamazdi derdirten turdendi.
Kiz( Irmak Ornek) resmen imrenerek izledim. Bu kadar mi zarif olunur!
Seyfi ( Ozan Gozel) ve Ahmet(Selcuk Yuksel) ustlendikleri rol icerisindeki ideolojilerilerini resmen ruhunuza isletiyor.
Tum kadro tam kelime ile fevkaladeydi!
Siradaki oyun Sekerpare, izleyenler yorum yaparsa sevinirim.
Ne demistim ;
Bu yil cok oyun izleyecegim!!
@damlacerrah tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













