Ali Poyrazoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ali Poyrazoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2015

Küçük Prens Bana Dedi Ki

Daha gözünü açar açmaz "Bugün tiyatroya gitmeliyiz" dedi.
Oğlum , Pazar bugün. Ha deyince bulabilir miyiz bakalım vs derken elinde Hürriyet gazetesinin eki ile "Ben buldum bile!" diye geri geldi.
Nasıl haberin olmaz Ali Poyrazoğlu yeni oyuna başlamış 
diye azarlamayı da ihmal etmedi.
Aradık gişeyi , neyseki yer varmış yaptık rezervasyonumuzu.
Geri kalan 4 saatte evin içinde dört döndü. Bir ara Ali Poyrazoğlu'na tweet atmış. Dakikalarca cevap bekledi. Neyse ki beklediği cevap kısa sürede geldi.

Şimdi burada bir es verelim sayın okuyucu. Bu yazı bir oyun tanıtımı olmaktan çok bir annenin iç döküşüdür , bu kısmı atlamayalım.

Ben istemez miyim garip popçuların hayranı olsun , J LO'nun posterlerini duvarlarına assın , Demet Akalın şarkılarını ezbere bilirken Serdar Ortaç dansları ile o dahiyane şarkılara eşlik etsin.

Ama olmadı , bir yerlerde yanlış yaptım ki iyi ki de yapmışım sonuçta
En sevdiğim sanatçı Zeki Müren.
Ali Poyrazoğlu'nun oyunlarını çok seviyorum.  
gibi cümleler kuran bir çocuğum oldu.

Neyse, kader...

Lafı çok uzattım , farkındayım. Hemen oyuna geçiyorum.

Küçük Prens Bana Dedi Ki 

Ali Poyrazoğlu ;  ilk andan itibaren elinizden tutup , masalcı dedeler gibi size hayatınızın masalını anlatıyor. Uzun uzun anlatsın , hiç susmasın istiyorsunuz.

Öyle ki yıllar boyu kendi Küçük Prens'ini kalbinde hem büyütmüş hem çocuk bırakmış Ali Poyrazoğlu ve bu oyunda da ruhundaki izlerini cömertçe huzurlarımıza sunuyor.

Çöller, Denizler , Gezegenler, Palyaçolar ve Kuklalar derken sahne adeta bir panayır yeri olurken kalbinizin bir yeri Küçük Prens'in kendi gezegeninde kuzusuyla yalnız bıraktığı gülüne sızlıyor.
Kahkaha attıran , sorgulatan , hüzünlendiren ama bu hüzünden mutlu olduran tuhaf bir oyun bu.

Oyunun kadrosunda "Makasçı" rolünde Bülent Kayabaş'ı sahnede görmek beni çok mutlu etti.

Bunun yanında tüm oyuncular gerçekten çok iyiler, oyun boyunca  bir an olsun sizi bırakmıyorlar.

Oyun tek perde ve nasıl geçiyor anlamıyorsunuz.

Farkındaysanız size sadece oyunu anlattım. Çünkü koca koca cümleler kurmama gerek kalmayacak bir oyun bu. Diyebileceğim tek şey;
Kendinize bir iyilik yapın ve bu oyunu izleyin. Hem de çoluk çocuk izleyin.

Ve bazılarımız oyun sonunda kendilerine çok daha büyük iyilikler yaptı.

 
Askerlik anısı gibi her gördüğüne anlatıyor :)

Ali Poyrazoğlu'nun Hürriyet'de yayınlanan röportajı için buraya tıklayabilirsiniz.

28 Kasım 2014

Babam 9 Dogurdu

Bugün #DamlaninPlaklari nı çekemedim öğretmenim.
Hayır elektrikler kesik değildi , çok güzel bir oyun izledim ve bugün hemen yazmak istedim.

Geçen sezon izlemeye fırsat bulamadığımız Babam 9 Doğurdu oyununu izlemeye gittik dün akşam.
Biletleri aldığım günden dün akşama kadar içimdeki garip heyecanı nasıl atlatsam bilemiyorum.
Ali Poyrazoğlu'nu ilk kez canlı izledim. Ve bir kez daha anladım ki  sahnedeki o ışık boşuna Ali Poyrazoğlu olmamış , ve ben boşuna heyecanlanmamışım.

Hani mekanı terk etmesin istediğiniz insanlar vardır , ışık verirler çevrelerine Poyrazoğlu'nu  da izlerken bir an bile sahneden ayrılmasın istiyor insan.  O gidince sahnenin ışığı cılızlaşıyor sanki.

Oyunun konusuna gelirsek ,tanıtım metni şu şekilde ;

           Pozitif enerjiyle yaşamın tatsızlıklarına, sıkıntılarına meydan okuyan 4 kişilik bir ailenin öyküsü olan Babam 9 Doğurdu; seyirciye anne, baba, oğul, gelin birbirlerine kenetlenip, herkese örnek olacak bir mutlu aile yaratmanın yol haritasını çiziyor.
Babam 9 Doğurdu öksürük şurubu gibi değil, bal gibi, çifte kaymaklı kadayıf, fıstıklı lokum gibi bir güldürü... 

Babam 9 Doğurdu, kafayı bulup ayık gezenlerin günlük yaşamın dalgalı denizinde boğulmamak için kendilerini karaya fırlatıp, sudan çıkmış balığa dönenlerin güldürüsü...

Sıcacık bir aile karşınızdaki, Yeni Türkiye dedikleri sisteme direnen kendi içinde çatışmaları olsa da sevmekten asla vazgeçmeyen bir aile. Yıllarını çalışıp evini geçindirmeye adamış bir baba , fedakar , sevecen tipik bir Türk annesi , bilmem kaç yıldır açıköğretim okuyan bu arada evlenip hala baba evinde yaşamaya devam eden bir oğul ve aklı bir karış havada gelinimiz.
Gerisini merak edenleri oyuna yönlendireceğim tabii :)

Oyunun birçok yerinde siyasi göndermeler var ama emin olun "cuk oturmuş" tabir edilen cinsten. Sıkılmaz hatta elleriniz acıyana kadar alkışlamaz istersiniz , öylesi şahane.  İçinizdeki sahneye atlayıp boynuna sarılma isteğini zapt ederken de kulaklarımı çınlatırsınız , olur mu?

Oyunun sonunda o kadar güzel bir konuşma yaptı ki Ali Poyrazoğlu , pişman oldum not almadığıma. Ve o an anladım ki benim oyun için yaşadığım heyecan karşılıksız değilmiş. Ve doğru insanlar hala varmış bu ülkede, tek yapmamız gereken onlara destek olmak o kadar.

Tiyatrolara gidin arkadaşlar. Böyle değerli insanların oyunlarına 2-3 kere gidin gerekirse hatta. Işık ve aydınlık onlarda çünkü , karanlıkta kalmamak için nefes almalarını sağlamamız gerekli.

Çocuğu ile gitmek isteyenler için , Can ile gidilecek tiyatro oyunları konusunda sıkıntı çektiğimi daha önce de belirtmiştim. Çocuk oyunlarındaki ağdalı konuşmalar ve basit anlatımlardan keyif almıyor, hatta sıkılıyor birkaç yıldır. Yetişkin oyunlarının bir çoğu da 9 yaşa hitap etmiyor. Geçen yıl Poyrazoğlu'na twitter üzerinden bu oyun için  yaş sınırı olup olmadığını sormuştum , sıkı bir twitter kullanıcısı olarak hemen cevap vermişti ama biz hemen gidememiştik. Merak edenler olursa oyun 6 yaş ve üstü.

Can ve arkadaşı çok keyif aldılar oyundan. Eve giderken arabada en beğendikleri - eğlendikleri yerleri , sözleri anlatıp kahkalarla gülmeye devam ettiler.

Geçen sene İstanbul Efendisi'ne ve Müziksiz Evin Konukları'na götürmüştüm mesela , bu sene de oynuyor bu oyunlar  gitmek isteyenler olursa. Ama önce Babam 9 Doğurdu 'ya gidin :)
Kendim için oyundan çıkar çıkmaz  Asi Kuş 'a  bilet  aldım bile , çocuklar için de yeni oyun araştırmalarım sürüyor.

Mutlu , bol kahkalı bir hafta sonu dilerim ...


Special design for Keşke Gerçek Olsa by GeCe