* Anladık bugün sevgililer günü. Zaten Ofisin kapısı küçük bir sera olmuş sabahtan. Negatif olmak istemem ,somurtuk asla ama böyle -cıvık mı desem vıcık mı bilemiyorum- günlere katlanamıyorum.
Tabi katlanamadıklarım bunlarla da bitmiyor,
*Kötü insanlara katlanamıyorum ,hele ki kötü olduklarını saklamayanlara.
* Bloglarına yorum yaptığım insanların nezaketen teşekkür bile etmemelerine katlanamıyorum
* Güya çekiliş yapıp insanlara mutluluk vereceğini sanan blogların Anayasa maddeleri gibi şart şurt koşmalarına dayanamıyorum. Sahi biz bu blogları izle yapıyoruz ya ,abonelikten çıkılıyor mu ? Bilen var mı ?
*Bazı annelerin “dünyada ki en mükemmel anne benim” tavırlarına katlanamıyorum. Hele ki çantalarında savaşa gider gibi erzak ,ilaç ,kıyafet v.b. şeyler taşıyıp sen aa mendilim kalmamış dediğinde ki o tavır, o yüz ifadesi amman tanrım. Alooo normal olan benim rahatsız olan sen diyesi geliyor insanın.
* Pinterest ne abicim kapanın elinde kalıyor fotoğraflar. Nasıl da güzel fotoğraflar .. Yukarıdaki fotoğraf tamamen Pinterest dışıdır ,karşıtıdır. Yazar burda türlü sebeplerden bir türlü üye olamadığı siteye sataşmaktadır,içten içe farkındadır. Post bitsin üye olmaya koşacaktır …
*Haksızlığa uğramaya katlanamıyorum. Yalan söylediğinde burnu büyümeyen, dili şişmeyen ve hatta yüzü bile kızaramayan zat-ı muhteremler için Dexter ın ki gibi karanlık yolcum olsun istiyorum. Nazikçe ufak parçalara ayırmak istiyorum.
Sonuç bu ,Asabi , Agresif, Mutsuz…
Her Şer de bir hayır var demişler doğru demişler , Ben böyle mutsuz oldukça kocam beni daha çok seviyor ,kocam beni sevdikçe ben onu daha çok seviyorum. Biz sevdikçe dünya güzel Not: Son cümle Sevgililer Günü zımbırtısı ile ilgili değildir. Tamamen yazarın içinden gelmiştir.
2. Not : Ne yazarı ya ,ne yazarı sen daha 2 yıldır ağlaya ağlaya aldırdığın daktilonu tamir ettirmedin. Bakınız nasıl ağladım…
3. Not : Ben yine yazdıkça şımardım gidiyorum, Çav Bella ,çav bella çav çav çav






